SOSYAL BECERİ GELİŞİMİ

İlkokul yılları, çocukların kişilik ve sosyal gelişimlerinin önem kazandığı bir dönemdir. Bu dönemde çocuklar başkalarının farkına varırlar. Okul öncesi dönemlerde çocuk henüz sadece dünya ile başa çıkabilmek için gerekli altyapıyı oluşturma ve geliştirme çabası içindedir. Bu dönemde çocuk Piaget'nin terimiyle benmerkezcidir; sadece kendini düşünebilmektedir, başkasının bakış açısını görebilecek durumda değildir, diğerlerinin ne yaşadıklarını anlayamamaktadır. İlkokul dönemi benmerkezcilikten çıkma dönemidir, başka bir deyişle benmerkezciliğin dağılma dönemidir. Bunun diğer bir anlamı çocuğun artık başkalarının varlığını fark etmesi ve onların da kendisi gibi bir "ben" olduklarını kavrayabilmesi demektir. Bu özelliğin uzantıları oyunda ve sosyal ilişkilerde görülür. Çocuklar artık birlikte oynamaya başlarlar. Karşılıklı konuşmaya başlarlar. İşbirliği yapabilir hale gelirler. Kısacası, ilkokul dönemi başkalarının keşfedildiği dönemdir. Başkalarının keşfedilmesi kişinin kendisinin dışındaki kişilerle karşılıklı ve sağlıklı ilişkiler kurabilmesi demektir. Böyle ilişkilerin kurulabilmesi için bir takım beceriler gereklidir. İşte bu becerilere kısaca sosyal beceriler denir. Bu yüzden sosyal beceriler toplumsal bir varlık olduğu düşünülen insanın en önemli becerilerindendir. İnsanlar bu becerileri sayesinde birarada yaşarlar. Toplumsal düzen insanların sosyal becerileri sayesinde işler. Toplumsal düzen bir yana,birey olarak insanın da ruh sağlığı onun diğer insanlarla sağlıklı ilişkiler kurmasına bağlı olduğu için, sosyal beceriler bireyin ruh sağlığı için de gereklidir.
2Sosyal beceriler, iletişim, problem çözme, karar verme, kendini yönetme ve akran ilişkileri gibi diğerleriyle olumlu sosyal ilişkileri başlatmaya ve sürdürmeye izin veren becerilerdir.Beceri analizine göre, sosyal beceriler; etkileşimi başlatma, sürdürme ve sonlandırmaya ilişkin beceriler, hoş olmayan durumlarla başa çıkma, çatışma çözme ve atılganlıkla ilgili beceriler olarak sınıflandırılmıştır Sosyal beceri yetersizliği ise; beceri yetersizliği, performans yetersizliği, kendini
kontrol etme yetersizliği ve beceriyi ortaya koyamama yetersizliği olarak elirlenmiştir.
Sosyal becerilerin kazanılması ve kalıcılığı ailede, okulda ve diğer yaşam alanlarında bu becerilerin tekrarlanmasıyla gerçekleşebilir. Aile, okul ve çevrede öğrenilen sosyal becerilerin kalıcı olabilmesi zamana da bağlıdır.

Sosyal becerilerin beş temel özelliği vardır:
1. Nerede, kiminle, nasıl konuşulur? Nerede, kiminle, nasıl konuşulmaz? Okulda, alışverişte, sınıfta nasıl konuşulur gibi becerilere ilişkin kurallar, sosyal olarak kabul edilen ya da edilmeyen davranışların belirleyicisidir. Sosyal becerileri yetersiz olan bireylere toplumsal kuralların
belirlediği davranışların öğretilmesi gereklidir.
2. Sosyal beceriler, öğrenilmiş davranışlardır. Farklı kültürlerde farklı sosyal kuralların olması, her toplumda farklı sosyal davranışların istendik kabul edilmesi, sosyal becerilerin öğrenilmiş davranışlar olduğunu göstermektedir. Bu da sosyal becerileri yetersiz olan bireylere bu becerilerin öğretilebileceği anlamına gelmektedir.
3. Sosyal beceriler amaca yöneliktir ve birey tarafından belirlenen bir amaç için kullanılırlar. Sınıfta soru soran öğrenci, problemi doğru çözebilmesine yarayacak bilgi alması amacıyla, iş yerinde şaka yapan bir kişi olumlu dikkat çekmek amacıyla bu becerileri kullanmaktadırlar. Bireyin amacını belirleyebilmesi ve bu amacı sosyal ortamlarla bütünleştirebilmesinin, sosyal yeterliliğin bir göstergesi olduğu düşünülmektedir.
4. Sosyal beceriler duruma özgüdür ve sosyal ortamlara göre farklılaşır. Bu beceriler bireyin içinde bulunduğu sosyal ortama, ortamdaki kişilere ve etkileşim nedenine bağlı olarak değişmektedir.Kütüphanedeki ya da spor salonundaki davranışlar birbirinden farklıdır. Okul ortamında arkadaşlarla ve öğretmenlerle etkileşime yönelik davranışlar da birbirinden farklıdır.
5. Sosyal beceriler gözlenebilir becerilerin yanı sıra gözlenemeyen bilişsel ve duyuşsal elemanlardan oluşmaktadır. Selamlaşma, yardım alma, teşekkür etme ve paylaşma gibi davranışlar gözlenebilir elemanları oluştururken; sosyal
durumu algılayabilme, karar verme ve diğerlerinden alınan tepkileri değerlendirebilme gibi davranışlar, gözlenemeyen elemanlar içinde yer
almaktadır.Sosyal yeterliliğin artırılması bütün çocuklar için kişiler arası olumlu ilişiler kurma ve bu ilişkileri sürdürme, kendileri hakkında olumlu düşünme ve sosyal davranışları için olumlu geri bildirim alm aile sonuçlanmakta; sosyal becerilerde yetersizliği bulunan çocuklarda müdahale edilmediği ve bu yetersizlikle baş edebilecekleri beceriler öğretilmediği zaman, uzun dönemde sosyal yetersizliklerin arttığı, uyum sorunlarının ortaya çıktığı gözlenmektedir. Araştırmalar, sosyal becerilerdeki yetersizliğin akademik becerilerde başarısızlık, suçluluk ve zayıf benlik algısı ile ilişkisi olduğunu göstermektedir.

Sosyal beceri eğitiminde kullanılabilecek yöntemler
Sosyal beceri kazandırmada, bireyin gereksinim duyduğu sosyal becerileri kazanmasına yardım etmek amaçlanmaktadır. Bu süreçte sözel iletişim becerileri ve sözel iletişime eşlik eden sözsüz iletişim becerileri öğretilir. Bu becerilerden bazıları; göz iletişimi, beden duruşu, beden dili, uygun jest ve mimikler, ses tonunun etkili kullanımı, duyguları ifade edici fiziksel temas, uygun fiziksel
görünüm, kendine güven, kendini ifade etme, duyguları anlama ve ifade etme, akıcı konuşma, etkili dinleme, etkileşimi başlatma, etkileşimi başlatanlara tepkide bulunma, karşı cins ile etkileşim kurabilme, selamlaşma, bilgi verme ve alma, görüşme yapma, soru sorma, etkinliklerin paylaşımı,paylaşım ve işbirliği, övgü alıp verme, olumlu geri iletimi alma ve verme, olumsuz geri iletimi
verme ve kabul edebilme, empatik olabilme, kendi haklarını savunma, reddedilme ile başa çıkma,akran baskısına direnme, kızgınlık ile başa çıkma, kişisel ve sosyal problem çözme becerileridir.

Sosyal beceri kazandırmada kullanılan en temel ve yaygın teknikler şunlardır:
1. Temel sosyal beceri alıştırmaları: Sosyal ilişkiler, beden duruşu, yüz ifadesi, jest ve mimikler,göz iletişimi, dokunma ve konuşma gibi karmaşık bir davranış dizisinin iyi bir şekilde düzenlenmesine ve koordine edilmesine bağlıdır. Alıştırmalar sosyal iletişimde yetersiz olarak görülen durumlar için bir yardım aracı olarak kullanabilir.
2. Modelden öğrenme: Modelden öğrenme, bireyin başkalarını gözleyerek ve taklit ederek davranışları kazandığı öğrenme sürecidir. Gelişim sürecindeki öğrenmelerimizin çoğu modellerin taklidine bağlıdır. Örneğin; çocuklar ebeveynlerin konuşmalarını, jest ve mimiklerini taklit ederek öğrenirler.
3. Öğretim: Öğrenen kişiye tanımlanabilen bir davranış ya da performans standardına ilişkin bilgi verilmesidir. Bu tanımlamaya göre öğretimin çeşitli işlevleri vardır. Bu temel işlevler şu şekilde açıklanabilir.
a. Sözel öğretim: Sosyal davranışlara ilişkin tanımlamaların, örneklerin, kuralların iletilmesi davranışın teşvikini içerir. Sözel öğretim genellikle konuşmaya dayanır. Sosyal becerilerin kazanılmasını kolaylaştırmak için somut ve soyut kavramların kullanımı söz konusudur.
b. Modellik ederek öğretim: Sözel öğretim anlatıma dayalı bir yöntemken, modellik ederek öğretim performansa dayalıdır. Modellik ederek öğretimin en önemli avantajı, gözlemcilere etkili bir performans ortaya koymak için belirli bir sosyal beceriye ilişkin davranışsal öğelerin nasıl birleştirileceğinin ve nasıl sıralanacağını gösterilmesidir. Sözel öğretim ve modellik ederek öğretimin birleştirilerek kullanılması her iki yöntemin tek başına kullanılmasından daha etkilidir.
4. Önemli olayların analizi: Sosyal beceri eğitimi yöntemlerinin en temel olanlarından biridir.
Sosyal olayların bütününün ve parçalarını mümkün olduğunca gerçekçi bir şekilde analiz edilmesi sürecidir. Bireylerin geçmişte güçlük yaşadıkları ve tekrar karşılaşabilecekleri durumların belirlenmesi, analizi, rol oynama ile prova edilmesi ve alternatif davranışları formüle edici bir yaklaşımla incelenmesidir.
5. Sosyal problem çözme: Sosyal problem çözme, sosyal yeterliliğin önemli bir alt boyutudur.
Problem çözme becerisinin 5 temel öğesi vardır:
1- Problemin belirlenmesi,
2- Alternatif çözüm yollarının üretilmesi,
3- En iyi çözüm ya da çözümlerin seçilmesi,
4- Belirlenen çözümü uygulamak için bir planın geliştirilmesi,
5-Uygulanan planın yeniden gözden geçirilmesi,
Problem çözme öğeleri, çeşitli sosyal problemlere uygulandığında etkili olabilmektedir.
Kaynak: Bacanlı, H.(2006).”İlköğretimde Rehberlik”, Editör: Yıldız Kuzgun, Nobel Yayın
Dağıtım, 6.Baskı,Ankara
http://www.ailemax.com/